Deprem Bölgesine Gidecek Gönüllülere Öneriler

2011-10-26 20:58:00

Deprem Bölgesine gidecekseniz şu hususlara dikkat edin: Öncelikle, fiziksel ve psikolojik sağlığınız iyi değilse gitmeyin. Hassas bünyeniz varsa yardım etmek için başka araçlar bulun. Yardım için gidiyorsanız yük olmamaya özen gösterin. Kalacağınız yer çok da rahat olmayacaktır. Önceden ayarlamaya çalışın. Konforlu bir yer beklemeyin. Kendi uyku tulumunuz, matınız ile gitmenizi öneririm. Her türlü duruma karsı giyiminiz sağlam olsun. Su geçirmeyen botlar çok işe yarar. Kadın gönüllüler sakın etekle gitmesin. Bol cepli kargo pantolonları işe yarar. Ayrıca gidilen bölgenin kültürel özellikleri de dikkate alınarak giyinilmesini tavsiye ederim. Kalacağınız süreye göre yanınızda bol miktarda temiz iç çamaşırı ve çorap olsun.  Farklı bir yere gidildiğinde bağırsak florası değiştiği için bazıları çabuk ishal olur, ishal ilaçlarını yanına alsın, aksi takdirde çok sıkıntı yaşar. Sürekli kullanmanız gereken ilaçları yedekleri ile yanınızda bulundurun. Gözlük kullananların yedek gözlük bulundurmaları iyi olur. Temizliğinize ve hijyeninize dikkat edin. Yanınızda çöp poşeti, ıslak mendil ve selpak bulunsun. Ayrıca küçük sıvı sabunları işe yarar. Alana vardığınızda önceden irtibat kurduğunuz bir yardım organizasyonu yoksa, kriz masasına gidip nasıl yardım edebileceğinizi öğrenin. İdeali ihtiyaç duyulan durumlara yönelik beceriniz/yetkinliğiniz varsa gitmenizdir. Yoksa ilk etapta yük olabilirsiniz. Deprem bölgelerinde sıkça oldukça trajik, yoğun duygular içeren olay ve durumlarla karşılaşacaksınız. Yardım ettiğiniz insanların bazı... Devamı

Hakkımda: Klinik Psikolog Özcan Elçi

2011-02-23 07:17:00

Uzm. Psikolog - Psikoterapist Özcan Elçi İletişim Adres ve Tel:  www.psikoterapistler.net   Telefon:            GSM : 554 475 69 62 ======================================== Profilim: ODTÜ’deki Psikoloji Lisansı ve Klinik Psikoloji Yüksek Lisansından sonra yine aynı üniversitede Klinik Psikoloji Doktora Programında kayıtlıyım. Tez aşamasındayım.   Avrupa Psikoterapistler Birliği onaylı Psikoterapi Eğitim Merkezlerinden biri olan Wiesbaden Pozitif Psikoterapi Enstitüsünün verdiği 885 saatlik Pozitif Psikoterapi ve Pozitif Aile Terapisi Eğitimimi tamamlayarak Sertifikalı Terapist unvanı aldım. Klinik uygulamalarımda, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapisi, Farkındalık Temelli Bilişsel Terapi, TA ve EMDR yaklaşımlarını Pozitif Psikoterapiye entegre ederek kullanmaktayım. Bireysel, Eş, Aile ve Grup Terapileri uygulamaktayım.  Ayrıca kişilik değerlendirmesi yapmakta ve çoğunlukla kurumlara ve meslekdaşlara yönelik eğitimler vermekteyim. Yetişkinler, Ergenler, Eşler ve Ailelerle çalışmaktayım.  Psikoterapide Metafor Kullanımı, Farkındalık Temelli Bilişsel Terapi Uygulamaları, Tükenmişlikle Başetme, Stres Yönetimi, Ergenlerle İletişim, Çocuğunuza Sınır Koyma, Utangaçlıktan Girişkenliğe: Atılganlık Eğitimi  konularında eğitimler vermekteyim. Şu an ODTÜ’deki Sağlık ve Rehberlik Merkezinde klinik psikolog olarak çalışmaktayım. ==================================================================== İlgilendiğim ve kullandığım psikoterapi okulları: 1. Bilişsel Davranışçı Terapiler, Mindfulness Based Cognitive Therapy [Farkındalık Temelli Bilişsel Terapi] 2. Şema Terapisi (Şema Odaklı Terapi; Ş... Devamı

Psikoterapi tıbbi bir müdahale değildir Psikolog ve Psikiyatrist

2010-12-28 23:43:00

Psikoterapi tıbbi bir müdahale değildir. Psikolog ve Psikiyatrist Ayrımı Her ikisi de ruh sağlığı alanında çalıştıkları ve her ikisi de "psik" ile başladığı için sıkça karıştırılan iki meslek alanı: psikologlar ve psikiyatristlerdir. Psikolog ile Psikiyatrist arasındaki en genel yanlış bilgi "psikolog konuşarak, psikiyatrist ilaçla tedavi eder" sınıflandırmasıdır.    Psikologlar, üniversitelerin fen edebiyat fakültelerinde psikoloji bölümlerini bitirdikten sonra psikolog unvanı alırlar. Yüksek lisans yaparlarsa Uzman Psikolog olurlar. Eğer yüksek lisanslarını klinik psikoloji alanında yaparlarsa Klinik Psikolog ünvanına sahip olurlar. En az dört sene süren doktora programıdan sonra ise Dr. ünvanlı psikolog (Psikolog Doktor) olurlar. Klinik Psikoloji alanı şu üç temel alt-alandan oluşur: 1-Psikolojik değerlendirme, 2- Psikoterapi ve 3- Araştırma.  Psikiyatristler, altı yıllık tıp fakultesinden mezun olduktan (hekim olduktan) sonra, dört-beş yıl süren psikiyatri uzmanlıgından sonra Psikiyatrist ünvanını alırlar. Psikiyatrist, fiziksel hastalık ile psikiyatrik hastalık ayrımını, psikiyatrik hastalıklarda ilaç tedavisini ve EKT'yi ve uzmanlık aldığı yerde eğer psikoterapi eğitimi varsa veya dışarıdan bir psikoterapi eğitiminden geçtiyse psikoterapi kullanmayı bilir.  "Psikolog konuşarak, psikiyatrist ilaçla tedavi eder" sınıflandırması kabaca şu şekilde düzeltilebilir: "klinik psikolog da psikoterapi eğitimi almış psikiyatrist de konuşarak; ancak yalnızca psikiyatrsitler ilaçla tedavi eder" diye düzeltilebilir. ======================================== Ne psikiyatrist olmak ne de psikolog olmak psikoterapi yapmak için yeterli değildir. Bir çok Psikiyatri uzmanlığı... Devamı

Yas... Unutmak Degil, Ölümün Ardından Yaşama Alışmak

2009-09-08 12:43:00

Özcan Elçi [Uzman (Klinik) Psikolog] www.olgupd.com 0554 47569625 Yaşamımızda kaçınılmaz olarak yaşadığımız süreçlerden biri de kayıp ve ardından gelen yas sürecidir. Yas süreci nedir ? Herhangi bir kayba karşı verilen fizyolojik, duygusal, düşünsel ve sosyal reaksiyonların bütünüdür. Kaybedilen kişinin (nesnenin) yokluğundan sonraki yeni yaşama alışma evresidir. Ancak, gösterilen yas tepkileri örneğin genç bir insanın trafik kazasında ölmesi ya da yaşlı bir insanın evinde kalp krizi sonucu ölmesi ile farklı duygusal tepkiler içerir. Yasın evreleri ; Normal yas sürecinde genelde dört evreden söz edilir: 1. Yadsıma(inkar) dönemi; Kayıp haberine karşı verilen ilk tepkileri içerir: inkar, inanmama, şok, uyuşukluk, donma tepkileri gibi... “Hayır bu dogru degil” “Olamaz” “Öldüğüne inanamam”… 2. Yüzleşme ve isyan dönemi; Kaybın farkına varmaya başlamıştır. “Neden ben?” “Neden?” “Bunu hakedecek ne yaptım?” 3. Kabul ve Çökkünlük dönemi; Kişi kaybı ile yüzleşmiş, bu kayıpla nasıl başa çıkacağını ve yaşamını nasıl devam ettireceğini araştırmaya, yıkıntıları onarmaya çalışır. 4. Yeniden yapılanma dönemi; Bu dönem kişinin kaybı ile birlikte yaşamayı kabullenişini, yaşamını yeniden düzene sokmaya başlaması ve yaşamına devam etmesini içerir. Bu 4 evre düz bir çizgi halinde değil, genellikle inişli çıkışlı bir yol izler. Yas süreci ve uyum ; Yas süreci aslında bir uyum sürecidir. Yasın yaşanması, yani kaybın sindirilmesi için kişinin zamana ve alana ihtiyacı vardır; ancak ondan sonra kişi tekrar toparlanıp, güçlenip, hayata sağlıklı olarak katılabilir. Kaybı kabullen... Devamı